21.MAYIS.2009
1.
TERAZİ VAR TARTI VAR HERŞEYİN BİR VAKTİ VAR :
2009 Turizm Sezonunun henüz açılmış olduğu Mayıs ayı
sonlarında, yeni düzenlemeye gitmeye çalışmak, Çarşamba pazarının taşınması,
abesle iştigaldir.
Bugüne kadar en az 4-5 yılda ancak, yerine oturan Pazar yeri, taşlar yerinden
oynatılmaya çalışılarak hem Pazar esnafı, hem Pazar çevresindeki esnaf, hem de
taşınması planlanan yerde, Pazarın; otellerinin ve hastanelerinin ve
dükkanlarının önünde kurulmasını istemeyen işletmeciler; tedirgin
edilmektedir. Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarının yeni düzene adaptasyon ve
taşınmanın getirdiği sorunların izale edilmeye çalışılması ile, 2009 turizm
sezonuna ümit bağlayan, çevre esnaf, işletmeci, Pazar esnafı, turizmci, Yerel
Yönetimden ciddi bir darbe alarak hasar görecektir.
2.
ESKİYE RAĞBET OLSAYDI, BİT PAZARINA NUR YAĞARDI ;
Adı üzerinde, Çarşamba pazarı, şu an bulunduğu yeni
yerinden, daha önce bulunan eski yerine, alınmak istenmektedir.
Emin olunmalıdır ki, eski yerinden yeni yeri planlayarak taşınmasını
isteyenler APTAL olamazlar, doğaldır ki, karşılaştıkları sorunlar, yükselen
şikayetler onları: Pazar yerini, daha sakin olan yukarı kısma, yani şu an
bulunduğu yere taşımakta çözüm bulmuşlardır.
Pazarın sıkışık şehir merkezinden, minibüs duraklarının ve oteller bölgesinden
çok daha sakin bir semt görüntüsündeki şu an bulunan yerine taşımak ve burada
en az 4-5 sene sorunsuz faaliyette bulundurmak, uygulanmanın aslında ne kadar
AKILCI bir uygulama olduğunu zaten göstermektedir. Bilinmelidir ki, PAZARIN
ESKİ YERİNDE HERKES MUTLU OLSAYDI, zaten YENİ yer diye bir şey olmayacaktı.
Yılların yaşanmışlıkları ile elde edilen tecrübeleri bir anda çöpe atmak,
Spontane bir karar ile ESKİYE DÖNMEK akıl karı değildir. Eskiye dönerek,
geçmişte yaşanan sorunları tekrar yaşamaya, bu zamanları kaybetmeye
Kuşadası’nın ve Kuşadalı’nın zamanı yoktur.
3.
DEREYİ GEÇERKEN, AT DEĞİŞTİRİLMEZ ;
Sezon kelimesinin Kuşadalı için tanımı Mart ayı ile başlayan
Kasım ayı ile biten bir süreçtir. Mart, Nisan, Mayıs aylarını neredeyse geride
bıraktığımız şu günlerde;
Kelime tam olarak doğru olmasa da; Bir bakıma Sezon ortası sayılabilecek bir
dönemde, Bir taşınma macerasının, hiçbir şekilde, hiç kimseye fayda getirmeyeceği aşikardır.
Yeni durumun getireceği SÜRPRİZ SORUNLARI çözmeye çalışmak çok ciddi mesai ve
enerji harcamak anlamını taşıyacaktır.
Başka bir bakış açısıyla, durum tam olarak şudur: PAZAR İŞİNİ ORGANİZE ETMEK;
Çok kompleks bir iştir, Aynen bir bardaktaki, toprak ve su gibi, iş karışırsa
su bulanır, karışan suyun sabırla durulmasını beklersek, toprak dibe çökecek
suyun bulanıklığını ise zamanla ortadan kalkacaktır, Çevre halk ve esnaf
açısından son 4-5 yılda uyum sağlanmış, sular durulmuştur. Suların
durulduğu, 2009 turizm sezonunda, sular
yeniden bulandırılmaya çalışılarak acaba Turistlerden elde edilecek gelirlerden
vazgeçilmek mi? istenmektedir.
4.
BİR DELİ KUYUYA BİR TAŞ ATARMIŞ, KIRK AKILLI ÇIKARTAMAZMIŞ ;
Rivayete göre; 500 çarşı esnafı imza toplamış, Yunus Emre
Parkının tekstil pazarı, yani Çarşamba pazarının buraya taşınmasını istemişler,
Anlaşılan o ki, çarşıda henüz dükkanların açılmadığı turizm sezonunun
başlangıcında toplandığı söylenen 500 imza, 10 kişi, 50’şer imza attırsa/atsa,
500 imza eder. Doğrudur, Fakat talep, mantıklı mıdır? Elbetteki mantıksızdır.
Bu imzaları toplayanlar, Google earth’den bakarlarsa Çarşamba pazarı tam olarak
1 km bir güzergah üzerinde Candan Tarhan Bulvarı üzerinde her yolda karşılıklı
2’şer sıra olmak üzere bu tezgahlar açıldığında TAM OLARAK 4 km’lik bir
PAZAR ŞERİDİNDEN bahsedileceği ortadadır. Türkiye İş Bankasının Çarşı
Şubesinin karşısında bulunan bu parka olsa olsa geleneksel olarak kurulan
Çarşamba Pazarının ancak % 5’ine tekabül eden 200 metrelik bir MikroPazar
kurulabilir ki bu da yaklaşık 40 tezgah demektir, Pazarcı esnafı ortalama 1
otomobil ve 1 minibüs veya kamyonetle gelmiş olsa Bu da en az 60 araç demektir ki bu araçlar şehrin en sıkışık
yerinde nereye parkedilebilir tartışma konusudur. Talebin hayalperest bir talep
olduğu açıktır.
Bu dilekçeden bahisle; 50.000’den fazla nüfusu olan Kuşada’mız seçmenlerinin
duyarlı oyları ile, oylarımız ile göreve layık bulduğumuz Sayın Esat
Altıngün’ün ve Çok değerli Meclis üyelerimizin, çok gereksiz bir telaş içerisine
girerek, Çarşı esnafından baskı var, Çarşamba Pazar yerini taşımalıyız
çıkmazına kendilerini sokmalarına anlam veremedik. Bu uygulamanın: Beraberinde
getireceği SÜRPRİZ SORUNLAR nedeniyle, manasız olduğunu savunuyor ve
Yerel Yönetimi ve Yetkilileri Sağ Duyulu davranmaya davet ediyoruz.

Çarşamba Pazarının Taşınması Düşünülen ve işaretleri yeni çizilmiş yer
!..
5.
SOL GÖSTERİP, SAĞ VURMAK HİÇ BİR YEREL YÖNETİME
YAKIŞMAZ ;
BU NEDENLE ALINAN YANLIŞ KARAR GERİ ALINMALIDIR ;
Kuşadası Belediye Başkanlığı Seçimlerine katılan hiçbir
başkan adayı, hiçbir siyasi parti programında, veya Seçim konuşma ve
mitinglerinde Pazar yerinin kısa vadede taşınmasından söz edilmemiştir. Herkes
genel olarak sözbirliği yapmışcasına ve parti broşürlerinde seçilirlerse Pazar
yerini yeni imar edilecek kapalı, modern bir yere taşıyacaklarını belirtmişler,
Hiçbir aday 500 metre aşağıya veya yukarıya ya da kafamıza göre sürpriz bir
yere taşıyacağız şeklinde bir beyanda bulunmamıştır.
Hatta Nisan ayı içerisinde, bir Çarşamba Pazarı’nda Hoca’nın yeri diye anılan
Kafeterya’da Sayın Esat Altıngün ve Değerli Meclis üyeleri, bir yandan
tebrikleri kabul ederken, halktan ve esnaftan gelen sorulara cevap
vermekteyken, gelen bir soru üzerine; Sayın Esat Altıngün “Hayır, bu sezon için
Pazar yerinin taşınması veya bir değişiklik yapılması düşünülmüyor, Çarşamba
Pazarı ve Cuma Pazarı aynen geleneksel şekilde devam edecek” şeklinde beyanat
vermiştir.
Düşünün ki, tenha bir semt olan Candan Tarhan Bulvarı’nın bu noktası
Kafeterya’da bir toplantı düzenlemiş Belediye Başkanımız ve Meclis üyeleri;
Diğer günler hiç iş olmadığından kapalı olan sadece Çarşamba ve Cuma; Pazar
günleri açılan Kafeterya çalışanlarına veya sahibine Merak etmeyin biz Pazar
yerini taşıyacağız o iş yaptığınız 2 günde dahi, hiç yorulmayacaksınız, çünkü
iş yapamayacaksınız, demiş olsalardı acaba o işletmeden ekmek yiyen insanlar,
kendilerine değil bir bardak çay, bir bardak su verirler miydi.? acaba.
Sadece bu yönüyle bile; bir tek işletmeyi bile düşündüğünüzde, alınan bu
kararın ne kadar sol gösterip, sağ vurmak olacağı ve ne kadar adaletsiz
olacağı ortadadır.
6.
HAMSİ BALIĞI GİBİ, HOP HOP OYNAYACAĞIM ;
( ÜÇÜNCÜ DÜNYA ÜLKESİNDEN PAZAR MANZARALARI )
Pazarcı esnafı, memleketin en çilekeş yurttaşıdır, Evinden
barkından uzakta, evine barkına üç beş kuruş para götürebilmek için binbir
zorlukla çalışır ve çeşitli meşakkatlerle mücadele eder.
Öyle sizin sandığınız gibi, Salı günü akşamı Kuşadası’na vasıl olan Pazarcı,
daha önce rezervasyonunu yaptırdığı 3 yıldızlı otelde, veya bir hemşehrisinin
veya arkadaşının oteline veya pansiyonuna yerleşerek, sıcak su ile duşunu
alarak istirahata çekilmez, Zaten bu şekilde yapsa PARA KAZANAMAZ.
Çünkü onlar bir 5 metrelik Pazar yeri için; yerine ve serdikleri mala göre,
ortalama 5-6 kişi olurlar, 2-3 Pazar yeri birleştiren esnaf insan gücüne çok
ihtiyaç olduğundan mümkün olduğu kadar kalabalık gelir. Salı akşamı Kuşadası’na
vasıl olan Pazarcı esnafı, eğer Zabıtalar müdahale etmemişse ufak, ufak
mallarını arabalardan çıkartır, ufak ufak tezgah kuruluş çalışmaları yapar,
yanlarında getirmiş oldukları 1.5 Litrelik veya 5 litrelik Sularından içerler,
aralarından bazıları deliksiz bir uyku uyumak ve yaz sıcağında bir nebze
serinlemek için belki birer bira içerler, zaten Didim, Marmaris, Mavişehir vb.
pazarlardan geldikleri için yorgun olan vücutları, gecenin ilk saatlerinde pes
eder, uykuya çekilirler. Yazın arabalar çok sıcak olur, arabalarda uyunmaz,
sabah gelseler, tezgahlar sabah, öldür allah yetişmez, çaresiz akşamdan gelen
pazarcı esnafı 4-5 saat uyuyarak sabaha karşı hatta gece yarısı karanlıkta
uyanarak tezgah hazırlama işlerine girişirler.
Doğal olarak ne yaparlar, Arabalarının, mallarının yanına; KALDIRIMA; HAMSİ
BALIĞI GİBİ DİZİLEREK, ertesi gün çalışabilmek için uyumaya çalışırlar.
İşte Sahne arkası dediğimiz bu görüntülerde, cüzdan ve cep telefonlarını
çaldırmamak için, ben yemin ederim ki: Saydım, 11 kişinin kaldırımda yanyana
yattığını gözlerimle gördüm* 5-6 kişi, 8-9 kişi, 2-3 kişi ve benzer grup
sayısındaki HAMSİ BALIĞI gibi yan yana dizilmiş bu insanlar, doğal hacet
ihtiyaçlarını ya çevredeki camilerde giderirler veya arabalar, minibüslerin
içerisinde bulunan şişe, torba vb. aparata veya Atatürk İlk Öğretim okulu
bahçesi ve karşısındaki parka daha da çok sıkışanlar mecburiyetten en doğal en insani
ihtiyaçlarını apartman aralarında veya balkon altlarında gidermek zorunda
kalabilirler. Bu konu çok nazik bir konudur, sizler de kendinizi pazarcı
esnafının yerine koyunuz, sizler de onların yerinde olsanız farklı bir davranış
sergileyemezsiniz. Özetle bunlar alıştığımız meselelerdir. Ve ertesi gün pazara
gelen hiçbir turist bir önceki gece HAMSİ BALIĞI GİBİ SIRA HALİNDE YATAN
pazarcı esnafını görmez, Sahne arkası başarılı bir şekilde kamufle
edilmiş, Mutfak; misafirlere gösterilmemiştir.
ŞİMDİ BURADA SORUN ŞUDUR: Bir mahalle / semt görüntüsünde olan Çarşamba
Pazarı, en eski yeri olan OTELLER BÖLGESİNE taşınmak istenerek, Bütün sahne
arkası görüntüler, misafirlere göstermek istemediğimiz ayıplar, Otellerinde
konaklayan ve gece de turist barındıran bölgede Kuşadası olarak ne kadar lehimize
olur, takdirlerinize bırakıyoruz. Ama
kimbilir, ekmek parası kazanmak için kaldırımda yan yana hamsi balığı gibi
yatan yurttaşlarımızın fotoğrafını çeken bir turist aracılığı ile Kuşadası
olarak “Nobel -Ekmek Parası- Ödülünü” J
Kazanırız.
7.
ÇARŞAMBA
PAZARINI TAMAMEN KALDIRABİLİR MİYİZ ?
BU MÜMKÜN OLABİLİR Mİ ?
Aslında çok objektif ve tarafsız davranarak düşünürsek;
Çarşamba Pazarı Tamamen Kaldırılmalıdır !..
TEORİ AÇISINDAN doğru olan bu fikir neden doğrudur?
Hemen yanıtlamaya çalışalım; Şimdi düşününüz ki, Kuşadası’nda dükkan tutarak ve
bu dükkanlara yaz, kış kiralar, elektrik, ısıtma, soğutma, aydınlatma, vergi
vb. giderlere ödeyerek ve en önemlisi istihdam sağlayarak küresel krize rağmen
ayakta kalmaya çalışan esnafımız, işletmecimiz, şirketimiz iş yapmaya
çalışırken;
Kurulan Çarşamba Pazarının:
Yılın zaten 6 ayı olmayan turistlerimiz geldiğinde; Dışarıdan gelen
pazarcı esnafının ilçemizde yerleşik olarak yapmış olduğu iş kollarını
baltaladığı düşünülebilir.
Bir bakıma, bu konuda bir doğruluk payı da bulunabilir.
Bu açıdan bakıldığında Pazar yeri derhal kaldırılmalıdır. Lakin Madalyon’un
diğer yüzleri aşağıdaki gibidir.
---
Serbest rekabetçi ekonomik sistemimiz, kapitalist sistemin vahşi kuralları ile
birleştiğinde: “Her arz, kendi talebini veya Her talep, kendi arzını yaratır.”
durumunu ortaya koyar, Düşük kur
politikası uygulanarak henüz iflas ettirilmemiş Türk Tekstilcimizin üretmiş ve
tüm dünyada da şöhret kazanan ürünleri, arzın kalitesi ve ucuzluğundan, Turistin
ise kendi memleketinde benzer ürünlere çok daha yüksek bedeller ödeyerek sahip
olması bu Pazar sistemini yaratmış, dolayısıyla, daha önce sadece Cuma günleri
yiyecek pazarı ile birlikte uygulanan Pazar daha sonraları “Çarşamba Pazarı“
adı verilerek Çarşamba günleri tekstil pazarının kurulması sağlanmıştır.
Bu konudaki talebin canlılığı sayesinde Belediyemiz; Tezgah yerinin 1 metresine
1.000.-TL olmak üzere X 5 Metresine = 5.000.- TL yıllık bedel alarak, pazarcı
esnafına Candan Tarhan Bulvarından yer tahsis
etmektedir. İşte bu noktada “Paranın yüzü yumuşaktır” Hangi Yerel Yönetim böyle
temiz bir kazancı elinin tersi ile itebilir, tartışma konusudur. Çarşamba
Pazarı Verimli işletilme durumunda yılda 3 Trilyon TL’sına kadar belediyeye
gelir elde etme potansiyeline sahiptir. Geçen yıl, şikayet edilerek belirtilen
628.000.TL gibi 1 Trilyon TL’sına yakın gerçekleşen tahsilat rakamı bile, değil
bir çok ilçe, il belediyesinin bile rüyasında göremiyeceği bir rakamdır.
Diyelim ki Kuşadası belediyesi böyle bir tatlı kazancı, başka yerlerden kaynak
yarattı, yerli esnafını korumak için reddetti. O zaman durum ne olacak yanıt
çok basittir:
ÇARŞAMBA GÜNÜ BÜTÜN TURİST SÖKE PAZARINA GİDECEK, ESKİDEN VE ŞİMDİLERDE DE
OLDUĞU GİBİ ACENTELER SÖKE’YE: ”SÖKE ÇARŞAMBA PAZARI” İÇİN TUR
DÜZENLEYECEKLER, ÇARŞAMBA GÜNÜ KUŞADASI TAMAMEN BOŞALACAK O GÜN KUŞADA’LILARIN
TURİZMDEN KAZANACAĞI BÜTÜN PARA SÖKE’YE AKACAKTIR.
Tıpkı Pazar yerinin taşınması ve yeni dönem pazarcı esnafı başvurusu
gerekçeleriyle düzenlenmeyen 13.Mayıs.2009 Çarşamba ve 20.Mayıs.2009 Çarşamba
günlerinde olduğu gibi. Olaya sadece pazarcı esnafının kazandığı para açısından
bakmamak gerekir, Gümüldür’den Kuşadası Çarşamba Pazarına turist getiren
minibüs işletmecisinden, Pazara gelen ve giden pazarcı esnafının akaryakıt
aldığı Kuşadalı Petrol İstasyonu sahibinden tutun da, çevrede karnını doyuran,
çay içen, bakkalının bu kişilere su sattığı dolayısıyla para kazandığı bir
ekonomik hareket oluşmaktadır.

Çarşamba ve Cuma Pazarı, Taksiciye, Dolmuşçuya, Ekonomik değer
kazandırır.
Resim: Çarşamba - Cuma Pazarının Sonu Mehmet Alkışlı Meydanı
8.
EĞER ÇARŞI ESNAFINA FAYDASI OLACAKSA; ÇARŞAMBA
PAZARINI KERVANSARAY’IN ÖNÜNDEN BAŞLATIP TARİŞ’İN ÖNÜNDE BİTİRELİM:
CUMA PAZARINI İSE BELEDİYE’DEN BAŞLATALIM DENİZ KENARINA KADAR hatta KOMPLE;
İSMET İNÖNÜ BULVARINDA Cuma Pazarı Olsun.
GELİN BÖYLE BİR DÜZENLEME YAPALIM ;
Eğer gerçekten, faydası olacağına inanıyorsak tüm
zorluğuna rağmen bu çılgın fikri uygulayalım ve esnafımız para kazansın.
KONU GERÇEKTEN BÖYLE MİDİR?
Pazarları çarşı esnafımızın burnuna getirirsek, Selçuk’ta pansiyon’da kalıpta
Kuşadası’nda Pazarı dolaşan: az para harcama eğiliminde olan, pazardan
geçerken, uğradığı çarşıdaki dükkanda zengin gemi turistine satış yapmaya
çalışan esnafımıza, ayak bağı olmayacak mıdır? O dükkanın verimliliğini
düşürmeyecek midir? Netice olarak hiç düşündüğünüz mü, Kuyumcu dükkanlarında
neden altınla birlikte gümüş satılmaz, altını satan, gümüş hesabı,
yapamayacağından mı?
Elbetteki değil, Altın’ın müşterisi ayrıdır, Gümüş’ün müşterisi ayrıdır. Her
iki müşteri profiline yan yana servis verilmemelidir.
İşte aynı bu gerekçede olduğu gibi Pazar Müşterisi ile Dükkan müşterisini aynı
potaya sokmaya çalışmak, Şu an Çarşamba Pazarının yerini Oteller Bölgesi olarak
anılan yere taşımaya çalışmak kadar komik bir durumdur ve ancak Pazar yeri
merkezden uzak olsabahtan, para bozdurmak ATM’lerden para çekmek için merkezi
yerlere veya daha profesyonelce alışveriş yapmak, pazardaki ürünleri çarşıda
dükkanda satılan ürünlerle karşılaştırmaK İÇİN çarşıya geleceklerdir.
Dolayısıyla genel olarak bakıldığında; turistler bir gün içerisinde; hem Pazar
gezmesini, hem bir miktar Kuşadası’nın dışındaki, semtin atmosferini hem de,
sıkıldığında Kuşadası merkezine gelerek daha nezih, daha temiz, daha modern,
mağazaların olduğu yerde, daha rahat ederek, memleketimize döviz girdisi
sağlayacaktır.
Yani sabah oturma odasını ziyaret etmişse öğleden sonra misafir odasını ziyaret
edecektir. Veya tersini yapacaktır, Özetle ayrı yerleşim bölgelerinde olan yerleşimin
hemen dibinden başlamayan; geleneksel olarak gecen yıl oldugu yerde olan Pazar,
turiste aynı ilçe içerisinde sanki iki farklı atmosferi gezmesini
sağlayacaktır. İstatiski olarak pazara
gelen her 10 turistten 8’i merkezin nerede olduğunu sormakta ve psikolojik ve
iç güdüsel olarak pazardan önce veya sonra merkeze gitmekte, bu gezintisi
süresince taksi, minibüs kullanmakta, taşımacı işletmecilere para kazandırmakta
veya yürüdüğü durumlarda ilçenin kısmen dışına tekabül eden kısımla merkez
arasında bulunan esnafın para kazanmasını sağlamaktadır.
Bu yönüyle de turizm gelirlerinin bir ilçede hakça paylaşılması açısından Çarşamba
Pazarı taşınmamalıdır.
9.
HATTI M Ü D A F A YOKTUR, SATHI M Ü D A F A VARDIR ;
Bu konunun felsefesi şudur: Kuşadası bir bütündür, elbetteki Barbaros
Hayrettin Paşa Bulvarında bulunan kuyumcular, halıcılar Candan Tarhan
Bulvarında bulunup, gözleme, çay, ayran satarak ve bunu sadece Çarşamba ve Cuma
Pazarı günlerinde yaparak para
kazanmaya çalışan esnaflardan daha zengindir.
“Kural: Para Parayı Çeker”
kuralı mıdır, eğer dışarıda bir hareket varsa ve bu pazardan
kaynaklanıyorsa aman bu yolda kazara 3-5 çay satılıyor, 5-10 teneke kola, hemen
bunları önleyelim, oradaki esnaf kaderi ile başbaşa kalsın, biz çarşıdaki esnafımızı,
kuyumcu dükkan komşumuzu kollayalım gibi bir anlayış olabilir mi?
Bir belediye başkanı sadece kuyumcuların, halıcıların ve dericilerin başkanı
olabilir mi_?
Aynı anda; Neden Pazarcıların, Kafeteryacıların, Otellerin, Sağlık
Kuruluşlarının, Dolmuşçıların, Taksicilerin ve garsonların belediye başkanı
olamaz.
Kuşadası tek başına bir ilçedir, Kuşadası’nı çarşı esnafı, kenar mahalle esnafı
olarak ikiye bölmeye kimsenin hakkı
yoktur.
Kenar mahalle esnaflarının aleyhine, çarşı esnaflarının sanki lehineymiş ve
hepsi bunu istiyormuş gibi akşam alınıp, ertesi gün uygulamaya çalışılan
kararlarla, hiç de otel esnafına danışılmadan Çarşamba Pazarının yerini oteller
bölgesine taşımaya, bu süreçteki yanlışlarla kimsenin turizmi baltalamaya ve
mantıksız kararlar almaya hakkı yoktur. Bu yanlış karardan vaz geçilmeli yanlış
adımdan hızla geri dönülmelidir.
10. BİR
İPİM, BİR ÇADIRIM; NEREDE ÇADIRIMIN DİREĞİ? NEREDE NEREDE?
Siz hiç pazarcılık yaptınız mı? Ya da Pazarcıları bir gün
sabahtan akşama izlediniz mi?
Eğer izlemiş olsaydınız, Pazar Yerinin Taşınma kararına imza atarken 40 gün
düşünürdünüz, Bağışlayın belki biraz doz arttı, Lakin biliniz ki Siz değerli
meclis üyelerinin ve Belediye Başkanımızın aldığı her yanlış kararın
sıkıntılarını o kararlardan direk olarak etkilenen yurttaşlar çekerler. Bu
yurttaşlar pazarcılar olabilir, çevre esnaf olabilir.
Nasıl mı? En basit çadır direklerini anlatalım size: Pazarcı esnafı olarak
bizler ürünlerimizi satabilmek için yazın cehennem sıcağına karşı bulvarı beyaz
çadırlarla boydan boya kaplamak zorundayız.
Eğer güneş gelirse, müşteri 1 dakika durmaz, çeker çarşıdaki klimalı kendisine
hatta soğuk meşrubat ikram edilen dükkanlara gider. Bu yüzden Çadırlarımızı,
iplerimizle gerdirerek, onları bağlayacağımız direkler bizim için çok
önemlidir.
Eskiden; İlkel Pazar Çağlarında; Dandik Pazar şemsiyelerimiz vardı, zamanla
bunlar yerini yoldan yola gerilebilen çadırlara bıraktı. Bu çadırları germek
bizim için Cilalı Pazar Devrine geldiğimiz zamanlarda o kadar önem kazandı ki,
bizler bu çadırları gerebilmek için vatandaşın balkon demirine, bahçe çiitine,
elektrik direkleri varken elektrik direklerine, her çeşit ağaca, ağacın o kalın
dallarınının kırılması riskini, hatta vatandaşın balkon demirinin komple
gelmesi riskine karşılık, bütün cesaretimizle bu riskleri göze alarak
çadırlarımızı gerdik,
Gün ağardığı zaman eğer Pazar yerimizi taşırsanız, çadırımızın iplerini, Dia
süpermarketin demirlerine, Ada Göz Hastanesinin şık aliminyum, krom,
korkuluklarına, Santur Otelin ahşap korkuluklarına, Motorportdaki ağır
motorların direksiyonlarına kadar nerede ne bulursak halatlarımızı, iplerimizi
bağlayacağız, her hafta buraya ip bağlanmaz!*yazılarıyla; bize tam
öğrettiklerini zannettikleri anda mutlaka, o hafta yeni gelenlerimiz olacak ve
insan hayal gücünü zorlayan her yere halatlarımızı, iplerimizi bağlayacağız,
hatta bundan park etmiş bir vatandaşın kamyonetinin tamponu da nasibini alacak,
o kamyonete bile çadırlarımızın iplerini bağlayacağız.
Ne dersiniz sadece 1 gün çadırlarımızın iplerini germeye bize yardım eder
misiniz?
* (Herhalde Bahçe çitlerine “BURAYA İP BAĞLANMASI YASAKTIR”, “İP BAĞLAMAYIN
LÜTFEN” Yazılarının asıldığı tek ülke bizizdir herhalde.)
YANLIŞLIK
YAPMAYALIM, BİR ÖLÇÜ
DAHA, ALALIM ;
Zamanın birinde, çocuğu olan bir aile; marangoz’a bir
çocuk odası sipariş eder, fakat her gittiklerinde, marangoz ölçüleri ya
kaybetmiş, ya da emin olamamış,
yanlışlık yapmayalım bir ölçü daha alalım der, Her seferinde yeniden ölçü
alınır. çocuk 4 yaşına gelir, çocuk odasından hala haber yoktur, Bu konuda
sabırsızlanan baba, marangozun yolunu tutar: Marangoz, babanın sitemine alınır
ve çekmecede duran kaporayı iade ederek “Ben acele işe gelemem” der.
Hikayede anlatılan Pazarcıların Çadır direklerinin de 5 yıllık bir öyküsü vardır:
Millet olarak, o kadar mühendisimiz, inşaat teknikerimiz, mimarımız, Demir
Mühendisimiz J varken 2 yıl sonra,
maliyet ucuz olsun, ya da hesap kitap bilmediğimizden, ya da herşeyi YAŞAYARAK
ÖĞRENEN BİR TOPLUM OLDUĞUMUZDAN iç çeberleri ince 2 mm civarı olan dikilen demir
borular, karton kutular gibi, sağa sola eğilirler, kırılırlar, depremzede gibi
olurlar, kimileri arabaların tavanlarına kimileri, malların üzerine, kimleri
ise omuzlarımıza düşer, allahtan cefakar bir toplum olduğumuzdan sağlık ocağına
bile gitmeden o dönemi atlatırız.
İşte o yıllarda sağa sola devrilmiş, eğilmiş direkleri gördüğünüz, Lübnan,
Beyrut veyahut, Irak’ta olduğu gibi savaş görüntülerini andıran o direklerin
devrilmesinin nedeni iç çeperlerinin inceliğidir.
Bu konuda; ince çeperli demir direklerin pazarcı çadırlarına dayanamadığı
konusundaki büyük buluşumuza almak istediğimiz buluş patenti maalesef türk
patent enstitüsü tarafından reddedilmiştir.J

Çarşamba Pazarının Taşınması Düşünülen ? ve işaretleri yeni çizilmiş
Oteller Bölgesi Az ileride sağda Santur Otel var.!
11.
12. YIL 2006
PAZARCI DİREKLERİ İÇİN 140’AR YTL PAZARCILARDAN PARA TOPLANIYOR:
Pazarcılar çok umutlu ve sevinçliler, Pazarcı yüreği
bayram yüreği gibi, sevinçli, paralarını ödemişler, her ne kadar yaz sezonunun
sonuna gelmiş de olsalar artık çadırlarını gerebilecekleri direkleri olacağı
günleri sabırsızlıkla bekliyorlar,
Aralarından bazıları ödemiş oldukaları paraları unutmuş ve umudunu kesmiş de
olsalar, belediye kademesindeki yerlerde yatan demir borular, onların
hayallerini hala diri tutuyor. Haklı olarak Pazar yerinin taşınacağı
söylentisi, kademedeki vatandaşların
bir işi yapacağız yoksa boşa mı yapacağız, emeğimiz zayi olmasın şekliyle rafta
kalıyor, Bu arada pazarcı esnafımız, iplerini, halatlarını bağlayabilecekleri,
her yere bağlıyorlar.
Yetmeyen kısımlar için İSE İÇ İÇE GEÇEN BİZİM “ÖLÜM ÇUBUKLARI” DEDĞİMİZ
HALAT GERGİLERİ VAR Kİ BUNLAR UZUNLUKLARI YAKLAŞIK 5-6 METRE OLUP, İÇ İÇE
GEÇEREK, DEMİRİN EN YÜKSEK NOKTASINDA GERİLEN HALATIN AŞAĞIDA ÖRNEĞİN BİR BAHÇE
ÇİTİ DEMİRİNE BAĞLANDIĞI PRENSİBİNE DAYANIYOR. PAZARIN DAĞILMA ZAMANLARINDA,
YORGUNLUKTAN DAĞILAN DİKKATLER VE TOPLANAN ÇADIRLARIN FİZİKSEL KONUMLARI
NEDENİYLE BU 5-6 ŞAR METRE UZUNLUĞUNDAKİ DEMİRLER düşerek! BİRİLERİNİN
OMUZLARINA, BİRİLERİNİN KAFALARINA TEĞET GEÇEREK SAYISIZ TEHLİKE YARATMIŞTIR.
Bu zamanlarda, bir çok duyarlı vatandaşın şikayetleri, ben kendi adıma
gözlerimle gördüğüm bir vakayı anlatayım, demir çubuklar, çocuğunun kafasına
teğet geçen bir anne sinir krizleri geçirerek bas bas bağırıyordu.
Dediği şey şuydu: Benim çocuğum ölseydi: BUNUN HESABINI KİM VERECEK?
-Evet kesinlikle çok haklıydı ben kendi adıma çok büyük üzüntü duyduğumdan
hemen belediye kademesine gidip, YETER ARTIK VERİN BİZE ŞU DİREKLERİ, EN
AZINDAN BANA 2 DİREK VERİN BEN KENDİ İMKANLARIMLA DİKEYİM DEMİŞ, ve bu konudaki
şikayetlerimizi belediyeye bildirmiştik. Doğal olarak devlet malının şahıslara
verilememesi gerekçesiyle direkler verilmemiş, ama sanırız artan şikayetler
sonucunda da, direkler: 2007 yaz sezonunun sonunda dikilmişti.
Netice olarak 2008 yaz sezonunda; adam gibi çadırlara, çadırların halatlarına
dayanabilen mükemmel direkleri vardır artık pazarcıların.
Lakin 2009 sezonu sürerken bu sevinçleri uzun sürmeyecektir,
Pazarcıların... “Pazar yerinin oteller
bölgesine taşınması“ kararının
alındığını duyarlar.
TECRÜBEMİZ KESİNLİKLE ŞUDUR Kİ
6.Mayıs.2009’dan 21.Mayıs.2009’a kadar 15 günde sadece Meterolojiden
başlayıp, Santur Otel, Alo 24 önüne mavi boyalarla çizim yapan belediye
görevlilerinin, değil pazarın yerleşmesini sağlamaya; zamanlarının olması,
direkleri yeni yere dikebilme ihtimalleri, iyimser bir tahminle 2 yıldır.
Diyelim ki daha erken dikecekler, Bu arada geçen zamanda Tam turistlerin
konakladığı gezdiği bölge olan bu bölgede BİR TURİST DÜNYA VATANDAŞININ ÖLÜMÜNE
VEYA YARALANMASINA SEBEBİYET VEREBİLECEK PAZAR YERİNİN TAŞINMASI KARARINI YA DA
BİR ÇOCUĞUMUZUN KAFASINA DÜŞEREK ÖLÜMÜNE, YARALANMASINA, HATTA SAKAT KALMASINA
SEBEBİYET VEREBİLECEK DEMİR ÇUBUKLARIN: ASLINDA BU KADAR BİR TEHLİKENİN,
OLUŞABİLİYOR BİLE OLMASI, OLASI BİR RİSKTE: HANGİMİZİN; “YAŞAYACAĞI VİCDAN AZABINI” HAFİFLETEBİLİR
Kİ.
YETKİLİLERİ BURADAN ÖNEMLE UYARIYORUZ Kİ SADECE PAZARCI DİREKLERİNİN
OLMAMASI DURUMU BİLE ÖZELLİKLE CAN EMNİYETİ AÇISINDAN ÇOK CİDDİ ÖNEM TAŞIR.
KİMSE BUNUN VEBALİNİN ALTINA GİRMEMELİDİR.
ÇARŞAMBA PAZAR YERİNİN TAŞINMASI SADECE BU PENCEREDEN BAKILDIĞINDA BİLE ÇOK
MACERAPEREREST, DÜŞÜNÜLMEDEN ALINMIŞ BİR KARARDIR.
BU KONUDA SORUMLULUK SAHİBİ YETKİLİLERİ BİZ AŞAĞIDA İMZASI BULUNANLAR
OLARAK TEKRAR UYARMAYI VATANDAŞLIK
GÖREVİ SAYIYORUZ.
13. ÇARŞAMBA
PAZARI;
Çarşamba Pazarı : Sözlük tanımı aşağıdaki gibidir.:
Her şeyin ortada dağınık bir şekilde bulunduğu durum.
--
Evet doğrudur. Çarşamba pazarı dağıklığı, keşmekeşi anlatmak için kullanılan
bir deyim olmuştur.
fakat bir gerçek vardır ki son 4 yılda aynı yere santimi santimine tezgahlarını
kuran, ekmeğini türlü zorluğa rağmen taştan çıkartan, güneşin hangi mevsim,
nerden geldiğini ezberleyen, çevre hane ve esnaflarla dost olmuş, uyum sağlamış
bir kesim vardır.
KISACA ÇARŞAMBA PAZARI ARTIK OTURMUŞTUR, BİRÇOK GÖREVLİ YÖNETİCİ VE ZABITA
ARKADAŞIN, SON 5 YILDA ÇOK CİDDİ EMEĞİ VARDIR.
OTURMUŞ BİR DÜZENİ BOZMAK DOĞRU DEĞİLDİR:
- SÜRGÜN CEZAEVLERİNDE KURALLARA UYMAYAN MAHKUMLARA YAPILIR.
Bu insanların herhangi bir vukuatı yoktur, kimseye bir zarar vermemişlerdir,
içlerinden bazıları yine her meslek grubunda olduğu gibi, eğitimsiz hatta kaba
bile olabilirler, ama bu konuda Bu meslek grubunu hizaya sokmak yine
belediyenin sorumluluğundadır. Bu gün evini veya işyerini kiraya verecek ev
sahibi veya iş sahibi nasıl kiracısını sanki kızını evlendirecekmiş gibi
seçiyorsa belediye’de pazarcı esnafını özel mülakatla seçebilir, kavgacı, arıza
çıkartacak, turizme ve turistlere, çevreye ve çevre insanlarına zarar verecek
nitelikte pazarcılar alınmayacağı gibi mevcut pazarcılarının kurallara uymaması
durumunda sözleşmeleri fesh edilebilir.
Eğer; Yerel Yönetim: “Şu ana kadar Çarşamba Pazarı oturmuş durumda
gözüküyor.” Ama bu durum Çarşamba
Pazarının sözlük durumuna uymuyor. Onu biz olabildiğince dağınık şekilde
tutmalıyız, hatta bunu başarmak için ara, dar sokaklara otel ve çeşitli
dükkanların önlerine, arasından bir kavşak bırakarak, dalgın dalgın yürüyenlere
korna basIılan hatta ufak tefek kaza vb. vukuatlarında olduğu, HATTA SÖZLÜK
TANIMINA DAHA DA YAKINLAŞTIRMAK İÇİN; bu dağınıklığı sağlamak için daha da
merkeze yakınlaşmalı diye düşünülüyorsa.
KOLAY GELSİN !...
14. SANAYİ
SİTESİ, ÇÖPLÜK, GENELEV, PETROL İSTASYONLARI VE PAZAR YERLERİ YERLEŞİM
YERLERİNİN MERKEZİNE DOĞRU DEĞİL, YERLEŞİM YERlLERİNİN, TENHALAŞAN DIŞ
KISIMLARINA KURULUR:
TÜM TÜRKİYE’DE VE DÜNYA’DA BU GENEL KURALDIR:
Çarşamba ve Cuma Pazarının son 5 yılda uygulanan yerini
planlayanların önünde saygı ile eğilmek istiyoruz. Gelişmelerin getirdiği
süreçleri akılcı bir şekilde izleyen bu yönetici ve uygulayıcı görevliler,
gelişmelerin ışığında Pazar yerini konumlandırmış ve bir sisteme girmesini
sağlamışlardır.
Candan Tarhan Bulvarı olarak tanımlanan Meteorolojiden başlayıp, Atatürk İlk
Öğretim Okulu ile devam eden yol
içerisinde Yolun sonunda bulunan Saydam Tıp Merkezinin karşısında bulunan
Eczaneye kadar gelindiğinde 1 tek işyeri, yoktur,

Çarşamba – Cuma Pazarının Sonunda bulunan 2 işyeri Eczane ve Kafe.
Yer Saydam Tıp Merkezinin Karşısı. Bu noktadan Meteorolojiye kadar gidildiğinde
bu yol hizasında bu iki işletme dışında hiçbir işyeri bulunmamaktadır.
Meteoroloji ile başlayan Eczane ile biten bu 1 km.’lik yolda ne pazarcının
rahatsızlık verebileceği ne de hane veya işyeri olarak rahatsız olabilecek
hiçbir yer yoktur.
Bu yönüyle değerlendirildiğinde hem Kuşadası’nın içinde olup hem de
Kuşadası’nın en sakin bölgesi olan bu özelliklere sahip başka bir yer yoktur.
İşte bu nedenle yolun bu yönünde son 5 yıldır hiçbir arıza, ve şikayet çıkmadan
Pazar kurulmaktadır.

Atatürk İlk Öğretim Okulu, Bu yol meteorolojiye kadar sağ kolda hiçbir
işyeri veya hane olmamak kaydıyla devam eder.

Yine Atatürk İlk Öğretim Okulu, Bu kadar rahat bir yolun Pazar için
kullanımından vazgeçilmesi yanlış ve acele alınmış bir karardır
Yolun karşı tarafında ise, çoğunlukla tek katlı evler, 1 Bakkal, erciyes apart
otel, serenat muzik evi, birkaç pansiyon, apart / kafe, ve bir kafeterya
bulunmaktadır.
Yani: Pazarın kurulması nedeniyle mağdur olacak işletme veya hane bulunmadığı
giibi, pazarın kurulmasından kaynaklanan kazançlardan geçinen işletmelerdir
bunlar, BU KADAR SORUNSUZ BİR ŞEKİLDE BAŞARI İLE KURULAN ÇARŞAMBA PAZARI YERİ:
Hangi gerekçelerle; Merkeze: Kaos’a doğru; taşınmak istenmesi konusunu,
anlamaya çalışmak MÜMKÜN DEĞİLDİR !..
15. ÇARŞAMBA
PAZAR YERİNİN TAŞINMASI KARARINA İMZA ATAN TÜM ÜYELERE BİRER TANE J - ŞERİT METRE - J HEDİYE ETMEK, GEREKİR J ;
Taşınma kararının alalacele alındığı o kadar bellidir ki,
bu karara imza atanların o sokak isimlerini, Pazarcılık kavramını, pazarcıların
ve pazarcılığın sorunlarını bilmediklerini oldukça göze batmaktadır.
O dar sokaklarda nasıl Pazar kurulabileceği hakkında fikirleri yoktur. Bir
tezgah kiralayan bir pazarcının nasıl bir minibüs veya kamyonetle, neredeyse
küçük birer kapalı kasa kamyonlarda geldiklerini ve bu araçlara ne kadar mal
koyduklarını bilmezler. Önce H Sonra T harfi şekinde planlanan
Pazar yeri önce Minibüs durakları, Dia süpermarketin bulunduğu Candan Tarhan
Bulvarının alt sokağından başlanacağı Kız Meslek Lisesi taraflarına gideceği
söylenmiştir.
GELENEKSEL TARZIMIZ, BURADA DA KENDİSİNİ GÖSTERMİŞ ÖNCE KARAR AL, SONRA
DÜŞÜN VE ARAŞTIR : İlkesi
burada da kabul görmüş fakat iş uygulamaya geldiğinde, alınan kararın bir
meclis toplantısında kolayca kağıtlar üzerinde kararlaştırılıp, hemencecik
imzalandığı gibi olmadığı gerçeği, yüzümüze vurmuştur.

Çarşamba Pazarının Taşınması Düşünülen Ara Sokaklarından (!) Biri.
Postane Sokağı
Alt sokağın girişinde Dia süpermarketin, yükleme yaptığı depo girişi ve Sönmez
Sürücü Kursu Vardır, Sönmez Sürücü Kursuna gelen öğrencilerin ve kurs
araçlarının 100’den fazla olduğu tahmin edilmektedir. Doğal olarak ilk tepkiyi
Sönmez Sürücü Kursu itiraz ederek bu bölüme pazarın kurulmasının kendilerinin
mağduriyetine sebep olacağını belirterek karşı çıkmışlardır. Zaten evin
salonuna zar, zor sığmış eşyaları da, taşıyarak evin küçücük bir odasına
taşınması da uygulamada imkansız olduğundan, O daracık sokağa Pazar
sıkıştırılmayacağı için iptal edilmiştir. Karar alındıktan sonra; Günlerce ara
sokaklarda, alternatif değerlendirmelerden sonra çaresiz, Minibüs Dolmuş
duraklarının başladığı CANDAN TARHAN BULVARI’na geri dönülmüş, Masa üzerinde
alınan karar, Sahada hatta daha uygulanamadan bile çökmüştür.
Sonuç: ÖNCE YAPIP, SONRA DÜŞÜNMELİ Mİ, YOKSA ÖNCE DÜŞÜNMELİ SONRA YAPMALI
MI?
YA DA Önce herkesi huzursuz edecek kararlar alıp, gündem mi
değiştirilmeli, insanlar gereksiz meşgul edilmeli mi?
Çarşamba Pazarının Taşınması Düşünülen Ara Sokaklarından (!) Biri.
Alo24, 724 Lokanta Sokağı
16. NEDEN
ŞEHRİN MERKEZ CADDELERİNDE DEĞİL PARK YAPMAK, DURMAK BİLE YASAKTIR ;
Turizm yaz sezonunda, bütün büyük şehirler, tatilciler,
yazlıkçılar, Kuşadası’na akın ederler, Trafik yükü Trafiği düzene sokmaya
çalışan görevlilere, talihsiz, zor
anlar yaşatırlar, bu nedenle, araçların ilçemiz merkezine yığılmaları çok
istenmez, bu nedenle ve park sorunu nedeniyle ilçemizde motorsiklet sayısı
inanılmaz derecede artmıştır.
Şimdi gelelim Pazarcıların satacağı, sergileyeceği ürünleri nasıl getirdikleri
sorusuna; Bu soruya 6.Mayıs.2009 tarihli Taşınma Kararının alındığı Belediye
Meclis Toplantısında; Belli ki bu konularda pratik tecrübesi olan ve diğer
üyelere bu konunun önemine dikkat çekmeyen bir meclis üyesi;
Arkadaşlar, pazarcılar sattıkları bu malları herhaldeki ceplerinde getirmezler,
bilir misiniz ki; hepsinin ayrı ayrı, büyük kapalı kasa kamyon ve kamyonetleri
ve van tipi, panel van tipi büyük minibüsleri vardır.
Bu araçlar nerelere PARK EDİLECEK? Bir fikriniz var mı? Şeklinde çok akıllıca
bir soru sormuştur.

Çarşamba ve Cuma Pazarı, Pazarcıların araçlarını park ettikleri, Şelale
Evler ve Pazar yeri sonu
Ama anlaşılan o ki, bir kısım insanın muhalefetine rağmen OTO PARK GİBİ HAYATİ
ÖNEME HAİZ BU KONU ATLANMIŞ ve böylelikle yanlış bir karar alınmıştır.
Diyelim ki Pazar taşındı, Candan Tarhan Bulvarının üst sokağı Turizm sokak
olup, komple bu sokak, Candan Tarhan Bulvarında olduğu gibi Otellerle doludur,
diğer taraftaki, Sönmez Sürücü Kursu, Postane, vb. sokakları ve ana arterleri
saymaya gerek bile yoktur, çünkü buralar, Çarşamba günü haricinde de Belediye,
Akbank, Halk Bankası, Postane vb. önemli trafik çeken noktalar olduğu için
doludur.
Ama biz vatandaşların bilgisi haricinde, ortalama 400 adet Pazar yeri sahibinin
ortalama 1.5 araç sayısına göre yaklaşık 600 adet aracını Belediye Kapalı
Otoparkında park ettirebilecek imkanlar mevcuttur, doğal olarak bu detayları
bilememekteyiz.
Ayrıca diyelim ki bu araçları pazarcılar, bir yerlere sokuşturma, kamufle etme
başarısını gösterdiler, Pazar’a gelen müşteri araçları nerelere park edecekler,
Candan Tarhan Bulvarı’nın sonundaki Saydam Tıp Merkezine mi? Yoksa Onun
karşısında ki Kafe’nin önüne mi?
Diyelim ki oralara park ettiler, bu kadar uzun yolu kim yürüyecek,
acentalar, karşılaştıkları ilk park vb. zorlukta, müşterisine daha sonraki
çarşamba’larda Söke Pazarı Turu satıp, Söke’ye götürmezler mi?
Yine kaybeden Kuşadası olmaz mı?
17. MAVİYAKA
SİTESİ, YÖRÜKOĞLU SİTESİ, ŞELALE EVLERİ, VB. ÇEVRE SOKAKLAR ÇARŞAMBA PAZARINA
GELEN PAZARCI ESNAFININ ARAÇLARINI SESSİZCE MİSAFİR ETMEKTE;
BU ARAÇLAR İLÇENİN SAKİN VE ÇOK GENİŞ BİR COĞRAFYASINDA TAM OLARAK KAMUFLE
OLMAKTA, NE TURİZME BİR ZARAR VERMEKTE NE DE PAZARCIYA PARK YERİ ARAMAK GİBİ
BİR SORUN YARATMAMAKTADIR ;
Tekstilcilerden 5 metre için 5.000.-TL, el işleri
tezgahlarından 2.500.-TL alan
Belediyemiz, Çarşamba pazarı için ücret alıyorsa, Bu paraları ödeyen
Pazarcı esnafına insani ölçüler çerçevesinde, sorunsuz yerler göstermek
zorundadır.
Belediyemiz hem parayı alıp hem de; Pazarcı aracını nereye park ederse etsin bu
Belediyeye ilgilendirmez diyemez.
Pazarcılık Fuarcılık gibidir. Pazarı düzenleyen belediye, fuar düzenleyicileri
gibi gerek katılımcıların/pazarcıların gerekse de ziyaretçilerin/müşterilerin
her tür sorunlarını çözmek ve bu konuda her tür konforu sağlamakla, yeni
gereksinimleri, tesis etmekle mükelleftir. Bu sorunlara PARK SORUNUNU ÇÖZMEK’de
dahildir.
Pazarcı, gerek hırsızlık vb, SORUNLAR gerekse de satılan malların yerine
yenisini çıkartmak için aracını tezgahına en fazla 50 metre uzaklığa park etmek
zorundadır.
SON 5 YILDAN BERİ BAŞARIYLA UYGULANAN ÇARŞAMBA PAZARI YERİ, VE CUMA PAZARI YERİ
BU YÖNLERİYLE DE TAM OLARAK ANA DAMARI BESLEYEN KILCAL DAMARLAR GİBİ, ANA
PAZARIN KURULDUĞU ARTERDE, ÜST SOKAK VE ALT SOKAKLARDA, ARA SOKAKLARDA İDEAL PARK YERLERİ PAZARA NEFES ALDIRIR,
KILCAL DAMARLAR, ANA DAMARI SORUNSUZ BESLER...
Şimdi bu mükemmel işleyiş, nefes alış; Pazarı şehrin en PARK YERİ BULUNMAZ
NOKTASINA taşıyarak Pazar, pazarcılar, çevre esnaf Kangren mi edilmek
istenmektedir.
YOKSA KUŞADASI TRAFİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNE, Sanki mevcut uğraşmakta oldukları trafik
tescil işleri, trafik kazaları, ve Kuşadası trafiğini düzene sokma işleri
yetmezmiş gibi; Ayrıca: Bütün çarşının
trafiği ile uğraşmak da az bir işmiş
gibi, bir de şimdi; Pazarcıların nakliye araçları ve üzerine üstlük, pazarı
ziyarete gelen vatandaşların park sıkıntı ve sorunları ile de mi? uğraşılsın
demek istenilmektedir!...
Bu doğru bir karar olabilir mi?

Çarşamba Pazarının Taşınması Düşünülen Ara Sokaklarından (!) Biri.
Postane Sokağı
Diğer günlerde dahi bu sokaklarda Park Yeri bulmak imkansızdır.
18. BİR
YILDA 52 HAFTA, 12 AY, 365 GÜN VE 4 MEVSİM VARDIR ;
BİR HAFTADA 7 GÜN, BİR GÜNDE 24 SAAT VARDIR ;
SEVGİLİ YEREL YÖNETİCİLER, SEVGİLİ BAŞKAN, SEVGİLİ MECLİS
ÜYELERİ, Bahse konu bugün Çarşamba Pazarı, Yarın ise Cuma pazarıdır...
a) Bir yılda 52 hafta var ise, Bu hesaba göre 52 Çarşamba demektir.
b) Bu 52 Çarşamba’nın yarısı kışa geldiğinden, akı, aktarını, kendini
kurtarmaz, yarısını atın ne kaldı: 26 Çarşamba !...
c) 26 Çarşamba’nın;
1 ’ i Bayram’a gider,
1 ’ i Sayım Yapılır, Sayıma gider,
1 ’ i Siyasi Partinin biri Miting
yapar, ona gider,
1 ’ i Yeni Kira dönemi başlamıştır,
Borçlarını ödemeyenleri, eskileri def etmek için tatil edilir, ona gider,
1 ’ i Pazar yerini taşıyalım derler
, yolları boyamaya gider,
1 ’ inde siz hasta olursunuz, veya
bir cenazeniz olur ona gider,
1 ’ inde herşey yolunda gözükürken
arabanız arızalanır, ya da ufak bir trafik kazası geçirirsiniz, ona gider,
1 ’ inde Toptancınız Mal getirmez
veya elemanınız hastalanır işe gelmez ona gider,
Toplam : 8 gün bir şekilde heba olur gider diyelim ki şanslısınız, olasılık
hesaplarına göre bu 8 gün de, hepsi başınıza gelmez diyelim 6 günü başınıza
gelir,
GERİYE KALIR 20 GÜN ,
bu 20 günde pazarcı günde1.000.-TL kazansa ancak, kirasını öder ve geçinir.;
Eğer daha fazla kazanırsa, Araba taksidini öder, kış için kenara birkaç
kuruş atar...
İŞTE BU NOKTADA SEVGİLİ YEREL YÖNETİCİLER;
”BİR ÇAY KAŞIĞI SUDA FIRTINA KOPARMAYA” GEREK VAR MIDIR?
Toplamda, 20 ila 40 iş günü iş yapan pazarcı ne çarşıdaki esnafa rakiptir ve zarar verir, ne de çarşıdaki
esnaf, pazardaki esnafa rakiptir, Marka giyen her zaman marka giyer, Pazardan
alışveriş yapan dükkandan alışveriş yapmak istemez, dükkandan alışveriş yapan,
pazardan alışveriş yapmak istemez, DOLAYISIYLA, HERKES KENDİ PAZARINA GÖRE,
ÇARŞI BULUR, KENDİ ARZINA GÖRE TALEBİNİ YARATIR.
Bu kategori farkını kavramamak, durumu analiz edememek sanki iki kesimi
birbirine düşmanmış gibi bir durum oluşturmak, ilçeyi kamplara bölmek doğru
değildir. Pazarcı akşam hava karardığında toplanır gider, müşteri yine yerleşik
esnafa kalır,
Bu konu tatlı bir rekabeti, rekabet ise gelişmeyi, hizmet ve ürün kalitesinde
niteliğin artmasına sebebiyet verir.
19. EKMEĞİMİZLE
OYNAMA BAŞKAN ;
Yerel Seçimler öncesi, Kuşadası Belediye Başkan Adayı
Sayın Engin Berberoğlu, doğal olarak Miting için gün ister bu da tesadüf o ya
Çarşambaya tesadüf etmiştir,
Eski Kuşadası Belediye Başkanı Sayın Fuat Akdoğan’da rivayete göre miting
nedeniyle, Çarşamba Pazarını o gün iptal eder.
Ve bir tartışma, spekülasyon sürer gider, kimilerine göre Engin Berberoğlu
miting düzenlemek nedeniyle pazarcının ekmeği ile oynamıştır, kimilerine göre,
Fuat Akdoğan Çarşamba pazarını iptal etmek suretiyle, pazarcının ekmeği ile
oynamıştır.
Bu tartışmalar, günlerce Kuşadası kamuoyunu meşgul ederken, Sayın Esat Altıngün
sabıkasız bir şekilde, Kuşadalı’nın desteğini alarak Belediye Başkanı seçilir.
Ve sanki daha önce yaşanılan bu olumsuzluklardan ders çıkartılmamış gibi,
benzer hatalara düşülür.
Bu sebeple; Yerel Yönetimine atfedilen hata puanları aşağıdaki gibi olmuştur;
1) Candan Tarhan Bulvarındaki 3 Ağacın Taşınması ( - 3 Puan)
2) 6.Mayıs.2009 günü Çarşamba Pazarının yerinin SÜRPRİZ BİR ŞEKİLDE
TAŞINMASI KARARI (- 30 Puan )
3) 13.Mayıs.2009 günü Çarşamba Pazarının açılmaması / kurulmaması ( - 7 Puan)
4) 20.Mayıs.2009 günü Çarşamba Pazarının açılmaması / kurulmaması ( -10 Puan)
5) Çarşamba Pazarının taşınması planlanan yerindeki pazarı istemeyen
otelcilerden ( - ? Puan)
6) Çarşamba Pazarının bulunduğu yerde, son 4-5 senedir geçimlerini bu pazarın
getirdiği potansiyelden temin eden esnaftan, EKMEKLERİ İLE SÜRPRİZ BİR ŞEKİLDE
OYNADIĞI için ( - ? Puan)
ADALET İSTİYORUZ BAŞKAN,
BELEDİYE YÖNETİMİNİN ADİL DAVRANMASINI İSTİYORUZ BAŞKAN.
20. SPOR
GÜLDÜRÜR, SAĞLIKLI YAŞAM SPOR YAPMAKTAN GEÇER ;
TURİSTLERİMİZİ ZİNDE TUTACAK SPOR HAREKETLERİ YAPTIRALIM ONLARA ;
Oteller bölgesinde, bulunan otel sahipleri inanıyoruz
karar karşısında şaşkınlıkla beklemektedirler.
Şimdi diyelim ki Çarşamba Günü Turist grubunun günleri doldu, havaalanına
transferleri var. Transferi yapacak rehber ve şöför araçlarını yola en yakın
pazarcı esnafının tezgahınının yakınına park eder, flaşörlerini açar ve
müşterilerini toplamaya çalışırlar, Allahtan tekerlekli valizler çıkmıştır da
Turistler valizlerini çekeleye çekeleye transfer aracına kadar 200-300 metre en
az sürükleyecekler,
ve biz bu hareketin ADINA TURİZM
DİYECEĞİZ !...
BÖYLE BİR ŞEY OLABİLİR Mİ ?
BÖYLE BİR ŞEYE İNANILABİLİNİR Mİ?
21. ÇARŞAMBA GÜNÜ KUŞADASI’NA VASIL OLMUŞUM, ÇOLUK ÇOCUK
TATİLE ÇIKMIŞIZ, BELKİ ALMANYA’DA YAŞIYORUM, BELKİ ESKİŞEHİR’DE KONAKLAYACAK
BİR OTEL BULMAK, FİYATLARINI ARAŞTIRMAK, ODALARI GÖRMEK İSTİYORUM, PERŞEMBE
GÜNÜNÜ MÜ BEKLEYECEĞİM ;
BUNUN ADI TURİZM’CİLİK Mİ OLACAK ?
Oteller bölgesi, yeni müşteri girişlerini ve yeni
müşterilerinin Çarşamba günü otellerine başvurmalarından vaz mı geçecekler?
Böyle bir şey olabilir mi?
Diyelim ki; Turizmcilerin hesabına göre sezon 100 gündür, bu da yaklaşık 3, 3.5
aya tekabül eder her ayda 4 defa Çarşamba Pazarı olduğuna göre; yaklaşık bir 10
– 15 gün Çarşamba Pazarı’nın olduğu günlerde otele müşteri potansiyeli
yakalayamama anlamını taşır ki, Hiçbir Belediyenin; yerel yönetimin;
Ne Olacak Yaa, sezonluk kazancından, yıllık kazancından % 15 fedakarlık
et ! demeye hakkı yoktur.
22. HAVAALANINDAN
GELDİK, MEMLEKETE OTELİMİZE GİRECEĞİZ LAKİN; ÇARŞAMBA, ÇARŞAMBA PAZARI İMİŞ ;
AHH WEDNESDAY, AHH WEDNESDAY !.... J
O ara sokağa dal, olmadı, bir öncekine, yandan yaralama, Otelimize yine teğet
geçmece, rezervasyonumuz var. Otele giriş yapmamız lazım.
Yorgunuz uyku gözümüzden akıyor.
Yine in otobüs veya minibüsten,
ÇEK ÇEK VALİZLERİ ILEYN, ÇEK ÇEK VALİZLERİ İLEYN, ÇEK ÇEK VALİZLERİ İLEYN,
Bİ DAHA MI GELCEZ KUŞADASI’NA ÇEK ÇEK VALİZLERİ İLEYN,
Bİ DAHA MI GELCEZ KUŞADASI’NA....
Otelci misafirlerini karşılamak istemekle beraber kurulan Çarşamba Pazarı
yüzünden bu ciddi zorlukları içinde barındıracaktır. Ankara Belediye Başkanı
Melih Gökçek olsaydı her bir otele bir alt geçit yapar, turistlerimizin otele
tünel vasıtasıyla sorunsuz girişini tesis ederdi.J Fakat
maalesef Kuşadası Belediyesinin Alt geçit konusunda tecrübesi yoktur. (İnşallah
da hiçbir zaman olmaz.)
Gibi Hazin bir durum çıkmaktadır karşımıza...
Sport, Spor, Advanture, Macera, Otele kendi özel valizlerinizle özel yürüyüş
turları hepsi bu pakette:
(Valiz tekerlek standartlarının off-road standartlarını kapsaması gerekir,
kopan, kırılan, valiz tekerleklerinden Acentamız sorumluluk kabul etmemektedir.
Not: Ayrıca Tekerleksiz valizler, tur süresince Kuşadası sapağında kabul
edilmemektedir.)
Valizlerine otele vasıl olma sürecinde çekeleyemeyecek yaşlı misafirlerimize
yardımsever pazarcı esnafı yardımcı olacak;
Çeeek, Çeeek, Allah, Çektirmesin parçası eşliğinde kortejde Otelinize nasıl
ulaştığınızı anlayamayacaksınız bile,
Siz değerli misafirlerimizden yol boyunca çekeleye, çekeleye otele götürdüğünüz
valizlerinizle, Çarşamba Pazarını sizin Otelinizin önüne kadar getirmiş
olduğumuz için; ekstra bir ücret talep edilmeyecektir.
Acentemiz, değerli konaklama tesisimizin fedekar personeli, Çarşamba Pazarı
kurulduğu günlerde, tişörtcü Hamido’nun nefis sesinden;
Kamon My Friend, Çip Prays, çip Prays, Pey (4) four, teyk 5 (five);
Adlı eşsiz bestesinden; Otel Odası Müzik şöleni, tamamen tur paketimiz içerisine dahil hizmetlerimizden olup,
sizlere iyi tatiller dileriz.
23. BAŞARILI
BAŞKAN VE BELEDİYE YÖNETİMİ; ÇARŞIYI, ALIŞVERİŞİ TURİSTLERİN OTELLERİNİN
KAPISININ ÖNÜNE KADAR GETİRDİ ;
Acaba böyle bir haber, Hürriyet gazetesi’nde manşet
olabilir mi?
Yoksa biz bu imza toplamak ve dilekçe toplamak suretiyle bozgunculuk mu?
yapıyoruz, Yoksa Pazar yerinin taşınması gerçekten iyi bir fikir mi?
Pazar yerinin taşınmasına karşı çıkmamız ve gelişen olaylar durumu zamanla
belirleyecektir. Ama eğer gerçekten Hürriyet gazetesinde, böyle bir manşet
çıkarsa, hemen çiçeklerimizi alıp özür dilemek için Belediyenin yolunu
tutacağız.
24.
BİR MIH BİR ATI KURTARIR,
BİR NAL BİR ATI KURTARIR,
BİR AT BİR ADAMIN HAYATINI KURTARIR,
BİR ADAM BİR ÜLKEYİ KURTARIR;
Kuşadası halkı olarak Yerel Yönetimden çok büyük
beklentilerimiz vardır;
Bu atasözünde olduğu gibi bir adam bir ülkeyi kurtarabilmiştir, Atatürk
örneğinde olduğu gibi.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz
Büyükerşen’in
Eskişehir’i Bir Efsane Şehir Haline getirmesi gibi;
Biz Kuşadalı’ların ciddi özlemleri vardır. Bugüne kadar Kuşadası layık olduğu
şekilde yönetilmemiş, hızla: vahşice, betonlaştırılmış, Hiçbir mantıklı
proje üretilmemiş, Turizm gelirlerinden aldığı paylar hızla düşmüş, ilçede var
olan acentalar, rehberler, tası tarağı toplayarak çareyi Antalya’ya taşınmakta
bulmuş, bir çok konaklama tesisi, gayrimenkullerini –sanki Kuşadası’nda ticari
hayat başarılı imiş gibi- İş merkezi, iş hanı haline veya daire, daire kiraya
verilebilecek apart veya mesken haline dönüştürmüş, bir çok tesis ise,
neredeyse yazın bile tesislerini açmak konusunda hiç de istekli
davranmamaktadır.
İşte bu ahval ve şerait altında, Kuşadası’nın onlarca acil sorunu bulunurken,
Büyük bir umut ve inançla seçtiğimiz, Yerel Yöneticilerimizin;
Çarşamba Pazar yerini, taşımak gibi, hiç luzumlu olmayan, gereksiz bir
kararla uğraşmaları bizleri çok büyük hayal kırıklığına uğratmıştır.
İlçemizin en temiz Bulvarlarından biri olan Oteller bölgesini, elimize
geçirdiğimiz herhangi bir mavi renkle, özensizce çizip, parselleyelip,
boyamamız, gelişigüzel çizgilerle, pazarcılık yapmaya çalışmamız hoş
olmamıştır.
BİNBİR UMUTLA GETİRDİĞİMİZ YÖNETİM BU MUDUR?
BU BELEDİYE MECLİSİNDE HİÇ MİMAR, MÜHENDİS, TURİZMCİ YOK MUDUR?
HADİ DİYELİM BU MESLEK GRUPLARINDA İNSANLAR YOKTUR, HİÇ ZEVK SAHİBİ, NE NEREYE
KONUR, NE NEREDE ŞIK VE ZARİF DURUR, SANATKAR, RESSAM, FOTOĞRAFÇI İNSANLARDA MI
YOKTUR?
İLÇENİN TEMİZLENMİŞ, BİR SAĞLIKLI BULVAR GÖRÜNTÜSÜNE SAHİP BULVARINI,
kavşağını, caddelerini, çizgilerle kafamıza göre gelişigüzel boyamak,
parsellemek yetkisi hangi kanunla verilmiştir. LÜTFEN BEYLER, BAYANLAR
LÜTFEN.... LÜTFEN...
YAŞADIĞIMIZ ORTAMI, GÖÇEBE KÜLTÜRÜYLE, ÇİRKİNLEŞTİRMEYELİM...
BİRAZ GÖZ ZEVKİ, BİRAZ İZAN !...
25. ÇÜRÜK
TAHTA ÇİVİ TUTMAZ ;
Bir ip uzunluğunda sorunsuzca, kurulan Pazar yerini su mu basmıştır, sel mi götürmüşdür?
Nedir sorun?
Girintileri ve çıkıntıları ile, H, G, L, M,
T, şeklinde, Oteller bölgesine Pazar yerinin taşınmaya çalışılması
Yanlış Hesaptır, Yanlış Hesap ise Bağdat’tan döner.
Yıllardır, Pazarın bir başından başlayan ve diğer başından çıkan Turistlerimiz,
Zabıta görevlileri Pazarın giriş-çıkış noktalarını kontrol altında tuttuktan
sonra denetim ve çeşitli uygulamalar sağlıklı bir şekilde yapılıyordu. Pazarın
her iki ucuna Kuşadası Belediyesi - Pazar Sonu levhaları sorunsuzca konuluyor,
bu levhaları gören araçlar pazara dalmaya çalışmıyorlardı.
Şimdi taşınması düşünülen yerinde hangi ara sokağa kaç tane Pazar Sonu Levhası
konulabilecek ki, Motorsikletliler, Araçlar pazara dalmasınlar.
İşte bu yönleriyle bile ilçenin, belirli bir turist potansiyelini misafir etme,
hareketliliğini gösteren Oteller Bölgesinde böyle bir aktivitenin yıllar sonra
yeniden uygulanılmaya çalışılması ancak GEÇMİŞE DUYULAN NOSTALJİDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. Ve fantezi bir
fikirden öteye gidemeyecek, beraberinde, sayısız, problemi doğuracaktır.
26. HER
YORULANA, HER YORULDUĞU YERDE, HAN YAPTIRMAZLAR ;
İlçemiz önemli bir trafik ve geçiş yoluna sahip, Santur
Otel, Dias Otel, Ada Göz hastanesi, Dabaklar Otel, Dia Süper Market ve
genellikle otellerin bulunduğu alan, daha önce Pazar yerini taşıyamadığından,
çevre Otel ve işletmecilerden gelen şikayetler neticisinde şimdiki yerine
taşınmış ve burada en az 5 yıldan beri sorunsuz, kavgasız, gürültüsüz faaliyet
göstermektedir. Çarşamba ve Cuma Pazarlarının şu an faaliyette olduğu yerleri
belirli bir nizam içerisinde oturmuştur.
Pazarın eski yerinden, deyim yerindeyse, O köprünün altından çok sular
geçmiştir,
Kuşadası büyümüş ve gelişmiştir.
Hiçbir şey; -“ Biz karar verdik oldu.” şeklinde olmaz.
Başka bir deyişle, Her yorulana, her yorulduğu yerde han yaptırmazlar.
Bu taşınma durumunun, trafik açısından, sosyal açıdan, turizm hareketlerinin,
belirli bir bölgeye sıkıştırılması açısından,
keyfi işlemler, plansız ve programsız işler yaptırılamaz.
27. AKIL
KİŞİYE SERMAYEDİR ;
Kuşadası Yerel Yönetimi, bir konunun görünür görünmez tüm
yanlarını enine boyuna hesap etmeli, kılı kırk yarmalı, ilk aklına gelen
fikirleri ertesi gün uygulamamalıdır.
Unutulmamalıdır ki Vakit Nakittir !...
Kaybedilen her zaman Kuşadası’nın Nakdidir...
28. İKİ GÖÇ
BİR BOZGUN YERİNİ TUTAR ;
Bu tarihi atatsözünde de anlatıldığı gibi, her canı
sıkılıp, imza toplayan, her canı sıkılan Pazar yerinin, taşınmasını isteyemez,
Diyelim ki istendi, Kuşadası Belediye Yönetimi her talabi Akıl ve mantık
süzgecinden defalarca geçirerek, getireceği olumlulukları ve olumsuzlukları çok
ciddi bir şekilde hesap etmelidir.
Ve elbettedir ki yapılan her yeni değişiklik gereğinden fazla mesai, emek ve
enerji harcamayı gerektirir. HER TÜR TAŞINMA, BİR TÜR TÜR BOZGUN’dur.
Bu nedenle EKONOMİNİN TANIMINDA OLDUĞU GİBİ;
EKONOMİ: ”KIT KAYNAKLARIN AKILCI KULLANIMIDIR”
İşte bu açıdan baktığımızda, Zaman bizim kıt kaynağımız, para bizim kıt
kaynağımız, bunları çok yerinde idareli olarak harcamalı, enerjimizi ve
ekibimizin ve yurttaşlarımızın enerjisini doğru yerlere odaklandırmalıyız.
29. NE
ÜZÜCÜDÜR Kİ;
PAZARCI ESNAFI BİR BAYAN,
AYNEN ŞU CÜMLELERİ KURMUŞTUR ;
”HER BELEDİYE İLK GELDİĞİNDE ÖNCE BİZİMLE (PAZARCI İLE) UĞRAŞIR, BİZİ
YERİMİZDEN EDER, İTER, KAKAR”
Türk sosyal tarihinin “Kakılmışları”’nı betimleyen
bu söylem çok derin bir yaradır.
Sosyal Demokrat bir çizgide olduğunu söyleyen Yerel Yönetim acilen bu ayıbı
kapatmalı, PAZAR EMEKÇİLERİNE gereken saygıyı, sevgiyi, hürmeti, şefkati
göstermeli, onları alalade bir eşyaymış gibi sağdan, sola itip kakmamalıdır ve
Pazarcı esnafı ile uğraşmaktan vazgeçmelidir.
Yerel Yönetim unutmamalıdır ki, Pazarcı, Belediyeye para ödemektedir, Pazarcı,
bu yönüyle de Belediye’nin gözbebeği ve velinimetidir.
30. SORUNUN
KARINCA İSE, SEN ONU FİL, ZANNET ;
Artık Kuşadası olarak, hiçbir sorunu küçük göremeyiz,
hiçbir olumsuzluğu görmezden gelemeyiz. Bu konuda ne kaybedecek bir günümüz ne
de olumsuz bir referansımız olmamalıdır.
Kısaca olayları deneme yanılma yöntemine göre öğrenme tavrımız olamaz.
Bir başka Kuşadası daha Yok...
31. BİN
TASA, BİR BORÇ ÖDEMEZ ;
Kuşadası Belediyesi,
Atacağı her adımı çok detaylı bir şekilde düşünmelidir, Pazar yerinin
taşınması; ne taşınmasını isteyen kişilere ne de belediyeye bir fayda
getirecektir, Sadece, belediyeye
uğraşacağı sorun sayısını artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
32. BELEDİYE
BAŞKANI, YEREL YÖNETİM, BİR YERİN;
HEM MALİYE BAKANIDIR,
HEM ADALET BAKANIDIR,
HEM MİLLİ EĞİTİM BAKANIDIR,
HEM TİCARET BAKANIDIR,
HEM SOSYAL GÜVENLİK BAKANIDIR,
HEM BAŞBAKANIDIR,
HEM DE AİLE REİSİDİR;
Yerel yönetim, bir ilçenin her şeyidir. İlçede düzgün
giden her şey için, kimse yerel yönetime teşekkür etmez; Hiç duydunuz mu
çöpleri toplanıyor, mahallesi süpürülüyor, kapısının önü temiz tutuluyor diye,
vatandaşlar, Belediyeye gidip teşekkür ederler mi?, Elbette değil Kuşadası’nda,
başka hiçbir yerde de kimse, teşekkür etmez,
Belediye başkanları, tıpkı aile reisleri gibidir, aslında ne yapsalar,
çocuklarını mutlu edemeyebilirler, işte abime şu alındı, bana niye bu alınmadı
gibi, doğal olarak bir aile’de bile annenin veya babanın herkesi mutlu etmesi,
herkesin gönlünü hoş tutması mümkün değildir. Dolayısıyla, herkesi mutlu etmek
söz konusu olmayabilir. (Hamama giden kurna, düğüne giden zurna beğenmezmiş.)
Hal böyle olunca iş ciddi şekilde zorlaşmaktadır.
Belediyemiz bir ilçede ticari kazançların eşit bir coğrafyada dağılmasından da
sorumludur.
İlçe’nin merkezindeki esnafların kayrıldığı, kollandığı, ilçenin kenar/dış
mahallelerinde bulunan esnafın üvey evlat muamelesi gördüğü bir uygulama
yapamaz, bu tür uygulamalara sebebiyet verecek değişiklliklere destek veremez.
Belediye Başkanı, Yerel Yöneticiler; gerek anayasal haklar çerçevesinde tüm
vatandaşların haklarını EŞİT DURUMDA TUTMAK ZORUNDADIR...
Diyelim ki Turizm Sokak’daki esnaflar, Pazar yeri buraya taşınsın diye imza
topladılar, BELEDİYE, YEREL YÖNETİMİ; Turizm sokaktaki esnafın lehine, Candan
Tarhan Bulvarındaki esnafın ALEYHİNE, KARARLAR ALAMAZ, ALMIŞ OLDUĞU, BU
DOĞRULTUDAKİ YANLIŞ KARARLARI, UYGULAYAMAZ:
BU KARARLARI ALIRKEN PAZARCI ESNAFINI DA BOZUK PARA GİBİ HARCAMAMALIDIR;
SÜR GİTSİN ORAYA, ÇEK GELSİN BURAYA GİBİ; ORAYA TAŞIAYALIM YOK, YOK OLMADI,
BURAYA TAŞIYALIM ŞEKLİYLE;
B U K O N U Ç O K Ö N E M L İ D İ R :
VE
BU DİLEKÇEMİZİN TEMEL
MADDESİNİ OLUŞTURMAKTIR ! ;
YASALAR VE UYGULAMALAR KARŞISINDA HERKES EŞİT HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE SAHİPTİR, HİÇ
KİMSEYE, VEYA GRUBA VEYA, BELİRLİ BİR ESNAF GRUBUNA ONLARIN LEHİNE,
DİĞERLERİNİN ALEYHİNE OLACAK ŞEKİLDE KARARLAR A L I N A M A Z ! . .
ANAYASAL OLARAK BU DURUM EŞİTLİK KONUSUNA DA AYKIRIDIR.
DİĞER YANDAN BU KONUDA ALINABİLECEK YANLIŞ KARARLAR;
R E K A B E T K U R U L U N U N .
VE
ANAYASAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KORUNMASI AÇISINDAN MAHKEMELERİN ÇALIŞMA KONUSUNA
GİRER.
Yukarıda 32 Madde içerisinde gerekçelerini açıkladığımız, Çarşamba ve
Cuma Pazarı yerinin mesnetsiz bir talep ile taşınması kararına itiraz eden
aşağıda imzası bulunan bizler, Çarşamba ve / veya Cuma pazarının yerlerinin
taşınması kararının yeniden gözden geçirilerek, bu konuda oluşan mağduriyetimize
son verilmesini, alınan taşınma kararının iptal edilmesini, daha önceden
alışılagelmiş şekilde pazarın genel olarak, geleneksel şekliyle, kurulduğu
şekliyle, devam etmesini talep eder, konuyu bilgi ve görüşlerinize sunarız.
Saygılarımızla,